tarot-iching

I-ching

GİRİŞ

I Ching’i biz batılılara çekici kılan özelliği, öncelikle bizim anlayışımıza ters düşen bazı gerçekleri az bulunur bir açıklıkla önerebilmesidir. I Ching, alışılmadık diliyle günlük yaşantımızdan çok kopuk gözükse de doğal ve sezgisel yaklaşımı aslında tümdengelimli, mantıksal düşüncemizin tamamlayıcısıdır. I Ching’e göre değişim, heryerde ve herşeyde bulunan devamlı, sonsuz bir güçtür. Bu gücü ve onun gelişim sürecini anlayabilen kişi, durumu gerçekten kavramış demektir. I Ching’in başarıları şimdiye dek pek çok kez kanıtlanmıştır. Örneğin insanın bütünlük ve düzene olan ihtiyacını keşfeden ilk psikolog C. G. Jung, görünüşte birbiriyle ilgisiz olaylar arasındaki bağlantıyı «eşlemlilik» (senkronite) terimiyle adlandırdığında, I Ching’i göz önünde bulundurmuştu.

I Ching’le kuracağımız ilk ilişki, tüm sistemi anlamaya yönelik olmamalıdır. Jung’un «I Ching’in benzersiz psikolojisi» diye adlandırdığı olguyla yakınlaşmamız yeterlidir. Özleri Antik Çin Stiline dayandığından, hexag- ramlar çiçekli, süslü ve karmaşık olmalarına karşın son derece güncel ve ana konulardan bahsederler. Değişim kitabını doğru kullanmamızı engelleyen tek şey, düşünme biçimimizdeki farklılıkta yatar.

I Ching’in en önemli amacı, bütün ontolojik sistemlerde olduğu gibi kendini bilme ve tanımadır. Prensiplerine ve metoduna uyulursa I Ching, biraz kararlılık ve mantığın da yardımıyla herkes için geçerli bir bilgi ve esin kaynağı olabilir.

tarama0005

I Ching’in Kökleri ve Tarihi

I Ching kadar uzun ve farklı çalışmaların pek azı hiç kesintisiz bir tarihe sahiptir. Ünlü bilge Fu Hsi’nin ana 8 trigramı (isimleri büyük olasılıkla Çince bile değildi) keşfettiği bilindiğine göre, orijinlerin 25.000 ile 5.000 yıl öncesine dayandığı söylenebilir.

Kral Wen kendisini kıskanan bir imparator tarafından onbir yıl boyunca hapsolana dek, yani İ.Ö. 1150’lerde, trigramların iki ayrı düzenlenmesi kullanılmaktaydı. Kral, uzun hapis yıllarını, I Ching’i felsefi yönden geliştirmekle geçirdi. Bunu da 8 trigramı, 64 altı çizgi hexagramına eklemekle ve her birine yorumlar katmakla başardı. Hexagramların ardındaki mantık ve mistik felsefeyi de etraflıca yorumladı. Onun çalışmaları 1 Ching hakkında en öğretici kaynaklardan biri olarak kaldı ve seneler içinde geliştirildi. Wen’in oğlu Tan, hexagram yorumlarına yenilerini eklediyse de, bu yazarların çalışmalarını okullarda işlenir hale sokan Konfiçyüs’tür. I Ching’i ilk kez «Değişim» olarak adlandıran ve bundan pek çok çalışma üreten de yine Konfiçyüs’ten başkası değildir.

Taoculuk

I Ching felsefesinden asla ayrı tutulamayan Taoculuk, Yin ve Yang’ın birbirini hem tamamlayan hem de karşı çıkan prensiplerinden oluşmuştur. Yin ve Yang birbirlerini hem yaratır, hem de ilişkilerinin sürekli sil baştan oluşmasıyla çift taraflı bir tüketiciliğe yol açarlar. Uydukları temel kural hayattaki tek kesinlik olan değişim öğesidir. I ching de sonsuz değişimi esas olarak alır. 64 hexagramın her birini, Yin’den Yang’a veya tersine doğru değişen 6 çizgi haline getirir. Böylece hexagram adım adım bambaşka bir konuma geçer. Güç, her hexagramda çocukluktan doruk dönemine (climax) ve sonraları düşüş noktasına dönüşürken izlenebilir.

Eski ve Modern Kullanım

Çin, dünyanın ilk sivil servisini oluşturduğunda, I Ching de günlük işler ve yönetim için gerekli, felsefi bir kılavuz yerini tutmuştur. Önceleri her konuda, pazardan pazara dolaşan falcılara danışılırken, modern zamanlarda Chian Kai-Shek, I Ching’i bir danışma kılavuzu olarak belirlediği gibi, bu kılavuz Çince’nin «Yeni Meziyetleri» için de bir kaynak oluşturmuştur. I Ching’in kullanımı doğuda 2. Dünya Savaşı sırasında da çok yaygındı. Klasikler arasında en önemlisi sayıldığından, ordunun mutlaka yararlanması gerektiği düşünülürdü. Hatta pek çok Japon aydınına göre Kraliyet Ordusu, kılavuzu kullanmak için kendini fazla modern sayan, saldırgan subaylardan oluşmasa Pasifik kampanyasını mutlaka kazanırdı. Örneğin o denli kibirli olmayan Mao Tse-Tung, Uzun yürüyüş öncesi planlama ve savaş yılları sırasında kitabı sürekli kullanmıştı. Doğuda basitleştirilmiş kopyalarına halen başvurulmaktadır. Günümüzde I Ching’in yeri, astroloji, el falı ve diğer esrarengiz bilimler arasındadır. İş adamlarınca sıkça başvurulduğu gibi, I Ching felsefesi, numerolojik bir sistemi araştırma programı hazırlanırken, büyük bir bilgisayar şirketince dahi kullanılmıştır.

Nedenler ve Tavırlar

Kılavuzu sorgulama ve anlamlandırma, hem titizlik hem açık fikirlilik gerektirir. İnanmayan bir tavırdan kesinlikle uzak durarak, karmaşık görüntülerin insanın zihnine sızmasına izin vermek şarttır. Fiziksel yetenek gerekmemekle birlikte kişisel tavır son derece önemlidir. Kılavuz, bir eğlence oyuncağı gibi görülürse vereceği cevaplar da o doğrultuda eğlencelik cevaplar olacaktır. İlk adım saygılı davranmaktır. Bu yüzden bazı törensel formalitlerden yararlanılabilir. İki ana metod vardır: Bozuk para ve yaprak sapı metodları. İlki için yuvarlak ve ortalarında kare delik bulunan üç eski Çin parası gereklidir. Bunlar bulunmazsa bakır paralar veya aşağı yukarı yirmi santimetre uzunluğunda ince sopalar da aynı işlevi görür. Birinci kullanımdan önce paralar iyice yıkanmalı ve kimseye vermeden, avuçta on dakika kadar tutulmalıdır. Yanıtı bozacak veya gölgelendirebilecek bencil sorular dışında her konuda, her türden soru sorulabilir.

Sorular zaman faktörü ve tarifi gereken koşullar içeriyorlarsa en açık şekilde cevaplanacaklardır. Oysa «evet» «hayır» cevaplı sorulara verilen yanıtlar netlikten daha uzak olacaktır.

Kılavuza, açık seçik bir şekilde tasarlanmış olan sorunuzu sesli veya sessiz olarak yönelttikten sonra, onu düşünün. Kılavuza, saygı değer bir kişiymiş gibi davranmalısınız.

Paraları atmak

Çin paraları elde tutulduktan sonra düz bir yüzey üzerine hafifçe atılır. Ancak sorunuzu, zihninizde iyice belirginleştirmeden yöneltirseniz net olmayan bir cevap alırsınız. Çin paralarında, dört figürlü, günümüz paralarındaysa tura olarak adlandırdığımız taraf «yang»dır ve değeri üçtür. Yazı tarafıysa «yin»dir ve iki değerine sahiptir. Paralar altı kez atılır ve her seferinde altı, yedi veya sekiz toplam değerlerine ulaşılır. Her atıştan sonra toplam değer yazılır ve hexagram hemen çizilir. Tıpkı Organik hayat gibi aşağıdan başlanır. Altı, Yaşlı Yin, yedi, genç Yang, sekiz, genç Yin ve dokuz, yaşlı Yang’dır. Yang için tek bir yatay çizgi, Yin içinse bir kesik çizgi kullanılır. Ayrıca yaşlı Yang ve yaşlı Yin’i ayrı ayrı temsil etmek için bunları bir daire veya çarpıyla işaretlemelidir. Ayrıca altı bir çarpıyla, yedi noktayla, sekiz iki noktayla ve dokuz bir daireyle temsil edilir. «Yaşlı»nın anlamı, Tai Chi’nin ana felsefesinde yatar. Bu felsefeye göre doruk noktasına ulaşan bir güç, tersine doğru değişir. Yani yaşlı çizgiler değişmektedir ve altı çizginin bir veya birkaç noktasında oluşabilirler.

Örneğin altı, yedi, sekiz, sekiz, yedi ve sekiz atıldığında sırasıyla yaşlı Yin, genç Yang, genç Yin, genç Yin, genç Yin, genç Yang ve genç Yin anlaşılmalıdır.

Sekiz trigramın tablosuna göz attığımızda, aşağı ve yukarı trigramların kesişim sayısı olarak 29’u (K’an) elde ederiz. İlk çizgi, değişen bir çizgidir. Daha sonra görüntü, karar ve çizginin yorumunu okuyarak birinci çizginin değişimiyle oluşan yeni hexagrama döneriz. Bu hexagram, Chieh (altmış numara) hexagramı olarak sonuçlanır.

Şimdi lütfen bu videoyu izleyin

Yorumlama

Bir cevabı yargılamada üç ana faktör vardır.

1. Her hexagram, binlerce armoniden oluşan notalar gibi, karmaşık ve benzersiz bir enerji türünü temsil eder. Şekillenenin, çoğu zaman durumu tam olarak resmetmese de, onun altını çizen faktörleri yansıttığı unutulmamalıdır.

2. Her hexagram ve her çizgi üç öğeyi yansıtır:

i) Yan koşullar grubu

ii) Kişinin özel durumu

iii) Kişinin kendiyle ve başkalarıyla olan ilişkileri

3. İnsan ilişkilerinin altında karmaşık faktörler yatabilir. Cevabı anlayışınız, konuyla olan ilişkinizin derecesine de bağlı olacaktır. Bu yüzden bu durumun ve kılavuz karşısında bulunduğunuz pozisyonun bilincinde olmalısınız. Bu, cevabı yorumlarken ne düzeyde olduğunuzu anlamınızı sağlar.

  Tarihçe

Metnin MÖ 2852 - 2738 yıllarında yaşadığı söylenen ünlü bilge Fu Xi'ye dayandığına inanılmaktadır. Fu Xi, gök-öncesi Bagua, ilk 8 trigramı (üçlü-dizim), çember döngüsünde her trigram, karşısına karşıtı denk gelecek şekilde düzenlemişti. Zhou hanedanı Wen ise (MÖ 1152 - 1056), gök-sonrası Bagua adı verilen 8 trigramı, trigramların birbirini takip ediş sırasını, değişim esasına dayanarak yeniden oluşturdu. Wen, ayrıca her Üçlü-Dizim'leri birbiri üzerine koyarak toplam 64 adet hegzegram (Altılı-Dizim) elde etti ve bunları yin ve yang'ın değişim dönüşüm esasları temelinde yorumladı. Onun çalışmaları Yi Çing hakkında en öğretici kaynaklardan biri olarak kaldı ve yıllar içinde geliştirildi. Wen'in oğlu Tan, altılı-dizim yorumlarına yenilerini eklediyse de, en kapsamlı yorumlar sonraki yüz yıllarda Konfüçyüs (Kong Zi) tarafından yapılmıştır. Konfüçyüs tarafından eklenen yorumlamalar ve açıklamalarda yine bilgenin kendi görüşlerinde görünen ahlakçı ve hiyerarşik düzenlemeler baskın olarak kendisini gösterir. Yi Çing'in ayrıca Konfüçyüsçü ahlak anlayışından arındırılmış Taocu yorumlamaları da yine aynı çağlarda ortaya çıkmıştır. Lao Zi tarafından derlenen Tao Öğretisi'ndeki evren düzeni, ondan çok önce halk arasında ortaya çıkmış olan şaman yani göçer toplumların evren anlayışından esinlendiği ileri sürülür. Himalayaları içine alan çok geniş bir bölgede çokça göçer halde hayvancılıkla uğraşan topluluklarda Gök ve Yer öğretisi, ortak evren anlayışı olarak kendini yansıtmıştır. Gök, hava ve uzay tümünü yansıtır. Yerküre için en önemli iki göksel etken ay ve güneştir. Yer, gezegen olarak yerkürenin kendisidir. Yi Çing hegzegramlarında (Altılı-Dizimler) altı dizimin tümü yang halinde olan ilk hegzegram Gök'tür (temel verici); tümü yin halinde olan ikinci hegzegram Yer'dir (temel alıcı). "Gökten ne yağar da, yer kabul etmez" dizesinde göründüğü gibi binlerce yıl sonrasında yaşamış Mevlana Rumi'de de gök ve yer ilişkisini açık olarak görebilmekteyiz. Tüm grupların çalışma saatlerine ve diğer etkinliklerin gerçekleşme saatlerine haftalık programımızdan erişebilirsiniz.